« Önceki | Sonraki »

3.22.2007

TAKVA...

Aslında gösterimde olduğu zaman izlemek istediğim bir filmdi... Özellikle Erkan CAN yüzünden. Ama izlemek bugüne kısmet imiş :) Muharrem karakteri ile yine oldukça iyi bir performans sergilediğini düşünüyorum CAN'ın :) Ayrıca filmin 1-2 karesinde Engin Günaydın'ı (Burhan Abi'yi:) ) da görmek güzeldi. Erkan Can'la birlikte Güven Kıraç da Rauf karakteri ile iyi bir izlenim bıraktı bende. Aslında filmden beklentim daha fazlaydı her zamanki gibi... Gerçi bir çırpıda 60.dk ya gelmiştim, biraz uyuyarak da olsa bazı sahnelerde :) Film hakkında fazla konuşmaya gerek yok zaten, aldığı ödüller filan ortada. Ama ben yine de filmin biraz abartıldığını düşünüyorum...

 

Dinin yeri geldiğinde nasıl kullanıldığını, tarikatların nasıl işlediğini filan bilmeyenler için biraz yol gösterici olacaktır eminim... Erkan Can ayrıca rüyalarında da olsa yine yapacağını yapmış :) Ne diyelim, en azından göz atılması gereken bir yapım. Bakalım siz beklediğinizin ne kadarını bulacaksınız...

 

puan: emrahci (yani 7/10)

 

ec aka hearme

11.16.2006

Ultraviolet (2006)

Aslında yazmasam bile olurdu ama az önce izledikten sonra 1-2 satır da olsa yazmak istedim:) İzlediğim en kötü filmlerden... Aeon Flux'u yazmıştım siteyi kurduğumda, onun tadında 1 film. Milla Jovovich'a rağmen filmi sürekli atlayarak izledim. İnanılmaz sıkıcıydı çünkü. 15-20 dk filan anca izledim toplamda... İzlemediyseniz 1 şey kaybetmediniz hatta "zaman" olarak kazançlı bile çıktığınızı söyleyebilirim :)

PUAN: emr (yani 3/10)

not: her bir harf 1 puan değerindedir.

11.16.2006

The Big White (2005)

2005 yapımı filmi dün gece izledim. Barnell'lerin hayat hikayeleri ilk başta oldukça çekici gelmişti ama kısa süre sonra her şeyin monotonlaştığını ve tahmin edilebilir 1 duruma geldiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Karakterler film boyunca fena performans göstermediler ama bu bile filmin bazı sahnelerini ileri almama engel olamadı :) Filmin türü "Comedy / Crime / Drama" olarak bizlere aktarılmış durumda ama açıkcası hepsinden de çok az miktarda bulunduruyor :) Ancak yine de oturduğunuzda çok sıkılmayacağınız 1 film. Biraz da zamanınız varsa izleyebilirsiniz :) Robin Williams, Holly Hunter, Giovanni Ribisi gibi isimlerin olduğu The Big White "2010 oy ve 6.6 ortalama" ile şu an IMDB'de iyi bir oran yakalamış gibi görünüyor:)

PUAN: emrahc (yani 6/10)

not: her bir harf 1 puan değerindedir.

11.11.2006

300 (2007)

Başlık 300. Parantez içi de 2007. Ne olabilir ki ?? İşimden dolayı 300 denilince ilk aklıma gelen tek düzen hesap planındaki 300 kodu oluyor mesela benim :) ya da chrysler 300 de olabilir. aslında düşününce birçok şey gelebilir insanın aklına ama daha fazla uzatıp sinir olmaya ve etmeye de gerek yok elbette. az önce trailer'ını izlediğim muhteşem 1 film: 300. En azından öyle olmasını umduğum ve de beklediğim bir film... Yönetmen koltuğunda Zack Snyder'ın olduğu, 2007 yılında beyaz perdelerde görebileceğimiz bir Frank Miller romanı... İzlemek için şimdiden sabırsızlanıyorum.... :)

10.31.2006

İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek - Crossing the Bridge: The Sound of İstanbul

Yanılmıyorsam 1 yıl kadar önce ya da daha kısa bir süre önce NTV'de izlediğim (maalesef tamamını değil:( ) ve hayran kaldığım 1 belgesel. Bu hafta tekrar izleyeceğim ve izlemeden sizleri de bu güzel yapımdan haberdar etmek istedim... Kesinlikle ama kesinlikle izleyin (Tabii izlemediyseniz:) )...

 

İstanbul’da bir kovboy... 20 yıldır Einstürzende Neubauten (Çöken Yeniyapılar) müzik grubunun üyesi olan Alexander Hacke, ‘Duvara Karşı’ filmi için yaptığı bir müzik çalışmasıyla ilk kez bu şehir ve müziğiyle buluşuyor.

Kendisi İstanbullu neopsychedelic müzik grubu Baba Zula’nın üyeleriyle ilk kez o zaman tanıştı. Basçılarını kaybettiklerinden dem vurmalarının ardından Alex Hacke’den gruba katılmasını rica ettiler. İstanbul’dan ve müziğinin zenginliğinden etkilenen Alex de onları uzun süre yalvartmadı. Fakat yanında sadece bas gitarını değil, mobil kayıt stüdyosunu ve dünyanın dört bir yanından insan sesi ve diğer sesleri kaydetmiş olduğu mucize mikrofon’u getirdi.

‘Sokak kaydı’ adını verdiği ve akla gelebilecek her yerde profesyonel müzik kaydı yapılmasını sağlayacak bir yöntemle, İstanbul’un müzik çeşitliliğini kaydedip sabit diske almak istedi. Amacı batılı kulaklara, modern elektronik müzikten ‘rock’a, ‘hip-hop’a ve klasik ‘arabesk müziği’ne varana kadar çok çeşitli müzikler sunmaktı.

Fatih Akın bu amaçla yola çıkan Alexander Hacke’ye kamerasıyla eşlik ediyor ve İstanbul’un her yanında mevcut olan ve şehir sakinlerinin çok sevdiği bu hareketli müzik panoramasını belgeliyor.

Hacke’nin İstanbul’da konuşlandığı ‘ev üssü’, Türkiye’nin en Avrupai noktalarından biri olan Beyoğlu’daki Büyük Londra Oteli. Buradan yola çıkarak tuhaf, aykırı, karşıt, çalkantılı ve baştan çıkarıcı bir dünyada dolaşıyor, izlenimleri ve sesleri kaydediyor, kendisini, pek çok yüze sahip olduğu görülen mega şehrin karşı konulmaz akışına bırakıyor.

Ancak karşısına çıkan şeylerin çeşitliliği karşı konulamaz bir güce sahip. Hiçbir bilgisayar ve hiçbir film, bu şehrin bu kadar çok çehreye sahip görüntülerini ve seslerini kaydedemez. Bu bilinçle kahramanımız ülkesine dönüyor, valizinde, değerlendirilmesi ve doğru kişilere götürülmesi gereken bir hazineyle.

 

YAPIMDA YER ALAN SANATÇILAR

ALEXANDER HACKE, BABA ZULA, ORIENT EXPRESSIONS, DUMAN, REPLIKAS, ERKİN KORAY, CEZA, ISTANBUL STYLE BREAKERS, MERCAN DEDE, SELIM SESLER, BRENNA MacCRIMMON, SIYASIYABEND, AYNUR, ORHAN GENCEBAY, MÜZEYYEN SENAR, SEZEN AKSU...

 

PUAN: emrahcipi (yani 9/10)

not: her bir harf 1 puan değerindedir.

10.24.2006

The Grudge 2 (Garez 2)

Garez'i ilk izlediğimde (2004) inanılmaz keyif almıştım. Şu ana kadar 2'yi izlemedim ama içimde inanılmaz 1 merak var. İzler izlemez yorumlarımı da yazacağım zaten. Şimdilik filmin konusu ile idare edin :)

Aubrey Davis (Amber Tamblyn) yatalak annesi Bayan Davis'ten (Joanna Cassidy) kız kardeşi Karen'ın (Sarah Michelle Gellar) Japonya'da bir hastanede olduğunu öğrenir. Aubrey, aynı zamanda, Tokyo'da bir evde çıkardığı yangın sonucu erkek arkadaşının ölmesi nedeniyle Karen'ın soruşturma altında olduğunu da öğrenir. Bayan Davis oraya gidemeyecek kadar hasta olduğu için, Tokyo'ya gidip kız kardeşini eve getirme görevi Aubrey'ye düşer. Genç kızın Tokyo'ya varmasından kısa süre sonra, foto muhabir Eason (Edison Chen) Aubrey'yi ablası Karen'ın görünmeyen ve tehlikeli bir şeyin esareti altında olduğu konusunda uyarır.

10.23.2006

HOKKABAZ (Cem Yılmaz:) )

Cumartesi gecesi 23:10 seansına gittik Armada'da... Beklediğimden kötü çıktı. Ne gülebildim ne de hüzünlenebildim :) Filmden önce böyle 1 beklentiye sokulmuştum çünkü... Yazacak fazla 1 şey yok filmle ilgili, arada sırada güleceğiniz klasik CMYLMZ esprileri filan... Eğer çok merak etmiyorsanız gitmeyebilirsiniz bile... Sonlara doğru hatta salonun çok sıcak olmasından dolayı iyice bunaldım bile... Cem Yılmaz ağzını açtığında yerlere yatan 1-2 tip vardı salonda, allahtan onlar vardı da gülebildik :)

PUAN: emrahc (yani 6/10)

not: her bir harf 1 puan değerindedir.

    Favorilerime ekle

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Arşiv

L I N K L E R

MAHIR CIPIL

ANIME TR

HEROES TÜRKİYE (YENİLENDİ!)

PARA KAZAN

O Y U N SİTEM

LINK DEGISIMI

LINK DEGISIMI

LINK DEGISIMI

LINK DEGISIMI

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı

emrah çipil, emrah cipil, çipil, cipil, aka hearme, hearme

Linkcenneti.com Türk Top Siteler Listesi